Civil disobedience - Sivil itaatsizlik

E-mail Print PDF

Civil disobedience is the active refusal to obey certain laws, demands and commands of a government, or of an occupying power, without resorting to physical violence. It is one of the primary tactics of nonviolent resistance. In its most nonviolent form (known as ahimsa or satyagraha) it could be said that it is compassion in the form of respectful disagreement.    Civil disobedience is one of the many ways people have rebelled against unfair laws. It has been used in many well-documented nonviolent resistance movements in India (Gandhi's social welfare campaigns and campaigns for independence from the British Empire), in South Africa in the fight against apartheid, in the American Civil Rights Movement and in peace movements worldwide. One of its earliest massive implementations was by Egyptians against the British occupation in the nonviolent 1919 Revolution. The American author Henry David Thoreau pioneered the modern theory behind this practice in his 1849 essay Civil Disobedience, originally titled "Resistance to Civil Government".

Sivil itaatsizlik ya da dörtköşe bir delikte yuvarlak bir çivi olma serbestisi. Fikir babalığını Amerikalı yazar Henry David Thoreau'nun yaptığı aktivizm yöntemi. Sivil İtaatsizlik adlı makalesi kavramın çıkış noktasıdır. Mahatma Gandhi, Rosa Parks ve Paul Lafargue'nin farklı bakış açıları ve farklı siyasi perspektiflerle dile getirdikleri sivil itaatsizlik ya da pasif direniş; "yönetim siyasetinin ya da yasaların değişmesini isteyen, aleni, şiddetsiz,
 vicdani, fakat aynı zamanda siyasi olan, yasa dışı bir eylemdir." Pasif direnişe atıfla bir başka tanımda ise sivil itaatsizlik; "Hukuk devleti idesinin içerdiği üstün değerler uğruna, kamuya açık ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen, bu sırada üçüncü kişilerin daha üstün bir hakkını çiğnemeyen, barışçıl bir protesto eylemidir." Bu tanımlarla beraber kendisini yurttaş olarak addeden bireyin yasalar çerçevesinde uygulanan siyasa hakkındaki görüşlerini yine hukuksal bir çerçevede ahlaki ve içsel kaygılarla dile getirme, harekete dökme yöntemidir. Bu eylem şeklinde eylemin neticelerini bilme, tahmin etme ve neticesine rıza gösterme mevcut olabilir. Bu sessiz görüş bildirme yöntemi toplumsal, aleni ve şiddet meyillisi değildir. Kavram, düşünce özgürlüğünü, düşünceyi ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü bünyesinde barındırır.

 

Poll

What is your privilege book choice?
 

Who is online?

We have 1 guest online